İşte Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar: 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i hoş okuma müsabakası ödül merasiminde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin konutuna hepiniz beğenilen geldiniz. Dünyanın farklı ülkelerinden programımızı teşrif eden tüm konuklarımıza şükranlarımı sunuyorum. Sizlerin şahsında gönül coğrafyamızda ve yeryüzünün dört bir yanında kalbi bizimle atan, ülkemize ve milletimize aşkla, umutla, itimatla bakan tüm kardeşlerime buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
Bu harika müsabakayı 11. kere muvaffakiyetle tertipleyen Diyanet İşleri Başkanlığımıza tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum. 20 Nisan’da başlayan ve 39 ülkeden 41 Kur’an sevdalısının iştirak ettiği müsabakanın finali geçtiğimiz pazar günü Peygamberler ve sahabeler kenti Diyarbakır’ımızda yapıldı. Birbirinden pahalı hafız ve kârilerimiz finalde kelamların en hoşu Kur’an-ı Kerim’i çok müessir, çok latif bir surette huşu içinde teganni ettiler. Öncelikle yarışa katılan ve dereceye giren her bir kardeşimi farklı ayrı tebrik ediyorum. Birazdan mükafatlarını tevcih edeceğimiz Kur’an bülbüllerini canı gönülden kutluyorum. Ödül sahiplerini belirleyen değerli heyet üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum.
Yine sizlerin vesilesiyle Allah’ın ism-i celilini, din-i mübin-i İslam’ın eşsiz pahalarını, gönüller sultanının muhkem ve mükerrem ahlakını yaymak için canla başla çalışan, ömrünü ilme, insan yetiştirmeye, yeryüzünü yeterlilik ve güzellikle tezyin etmeye adayan, bilgi ve deneyimini, ihlas ve samimiyetini irşad faaliyetleriyle muhtaç gönüllerin istifadesine sunan tüm hocalarımıza, alimlerimize, o mümtaz gönül erlerine buradan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum. Şunu önce buyrukta söz etmek istiyorum. Kitabullah’a gönül veren hafızlarımız, kârilerimiz, tertil ve tilavet üstatlarımız çok güzel, bereketli, menzil-i maksudu ebedi saadet olan olağanüstü değerli bir yoldadır. Bakınız bu yol sabredenlerin yoludur. Bu yol azmini iman ve sebatla teçhiz edenlerin yoludur. Bu yol en nihayetinde inşallah livayü’l-hamd sancağının altında birleşme, haşr u cem olma yoludur. Merhum Sezai Karakoç’un tabiriyle bu yollar Üveysi Karani’nin, Cüneyd-i Bağdadi’nin, Beyazıd-ı Bestami’nin, Hallac-ı Mansur’un, Abdülkadir Geylani’nin, Ahmed er-Rufai’nin, Muhyiddin Arabi’nin, Mevlana Celaleddin Rumi’nin, Bahaeddin Nakşibendi’nin, İmam-ı Rabbani’nin, Halid-i Bağdadi’nin, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Akşemseddin’in, Aziz Mahmud Hüdayi’nin, bütün bu hazretlerin, onlara bağlı olanların ve daha kaç uluların yoludur. Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabilerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur’an yoludur. Hakikat yoludur. Hakikat uygarlığı olan İslam’ın yoludur. O yol ki Allah yoludur. Evet. Asırlar boyunca kendilerini bu yola vakfetmiş, yapıtlarıyla, fikirleriyle, şahsiyetleriyle ve yetiştirdikleri talebeleriyle kuşaklara yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir defa daha rahmetle anıyorum. Cümlesinin ruhlarını şad, yerlerini cennet eylesin. Onların müsaadeden gitmeye, sırat-ı müstakim üzere olmaya hepimizi inşallah mezun, memur ve müyesser eylesin diyorum.
Kıymetli kardeşlerim, sayın konuklar, ezellerin ve ebedlerin Resulü Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur. Çocuklarınızı üç konuda yetiştirin. Peygamber sevgisi, ehl-i beyt sevgisi ve Kur’an kıraati. Zira Kur’an hafızları, hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde peygamberler ve safaya ermiş Allah dostları ile birlikte arşın gölgesindedir. Yeniden bir diğer hadis-i şeriflerinde ise şu muştuyu vermişlerdir. Her vakit Kur’an okuyan kimseye şöyle denecektir. Oku ve yüksel. Dünyada tertil ile okuduğun üzere burada da tertil ile oku. Elbet senin merteben, okuduğun ayetin son noktasındadır. Kur’an-ı Kerim’i okuyan, öğrenen, hıfzeden ve elbette hoş bir sesle, etkili bir ahenkle terennüm eden siz değerli kardeşlerimi bugün bir defa daha tebrik ediyorum.
“FİLİSTİN’DEN LÜBNAN’A, KÖRFEZ’DEN SUDAN’A, GÖZYAŞI VAR”
Şu gerçeği de burada dikkatinize getirmek durumundayım. Müslümanlar olarak güçlü ve sancılı bir devirden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Uygar denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir halla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün daima birlikte görüyoruz. Şunu açık açık tabir etmek isterim ki, bu imtihanı verebilmek için Kur’an’a ve sünnete, Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarılmaktan öbür yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, dayanak olmaktan diğer bir seçeneğimiz yoktur.
Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve hasımlığı, yersiz ve vakitsiz tartışmaları bir kenara bırakmak, yek beden olmak mecburiyetindeyiz. Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden masraf. Bu ayet-i kerimedeki uyarıyı hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Birbirinize kin beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları. Kardeş olun. Kılavuzumuz, başkanımız Hatemü’l-Enbiya Efendimiz’in işte bu nasihatini en güçlü biçimde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Başka türlü bu ıstırapların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan pürüzleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz Allah koruma mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz. Ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlaları misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah daima birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.
Bu fikirlerle 11. Milletlerarası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i hoş okuma müsabakasının bir sefer daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dereceye giren kardeşlerimi tekrar tebrik ediyorum. Programımıza iştirak eden siz değerli kardeşlerime teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, hürmetle selamlıyor. Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.



