Arktik Okyanusu kıyısında yer alan küçük yerleşimde, kimi fırtınalar sırasında bu kayıp tek bir olayda 5 metreye kadar çıkabiliyor. Bu durum, meskenlerin, yolların ve altyapının direkt risk altına girmesine neden oluyor.
Sorunun temelinde ise permafrostun çözülmesi yatıyor. Olağanda donmuş halde stabil kalan taban, sıcaklık artışıyla birlikte çözülmeye başlıyor ve bu da toprağın çökmesine ve kıyıların parçalanmasına yol açıyor.
Yetkililer, bölgeyi korumak için yaklaşık 53,7 milyon dolarlık bir proje başlattı. Bu kapsamda kıyı şeridine taş bloklar yerleştiriliyor, özel yalıtım gereçleri kullanılıyor ve donmuş yerin daha fazla çözülmesi engellenmeye çalışılıyor. Fakat uzmanlara nazaran bu tedbirler sırf süreksiz bir tahlil sunuyor ve sistemin 2050’ye kadar tesirli olması bekleniyor.
Buna karşın bölgede yaşayan yaklaşık bin kişi için risk giderek büyüyor. Birtakım konutlar taşınmak zorunda kalırken, uzun vadede tüm yerleşimin diğer bir noktaya taşınması ihtimali de tartışılıyor.
Bu tablo, iklim değişikliğinin sadece sıcaklık artışıyla hudutlu olmadığını, birtakım yerleşimlerin fizikî olarak haritadan silinme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.



