Gazeteci Ertuğrul Özkök, son anket datalarını köşesine taşıyarak siyasetin nabzını tuttu. Bilgiler; İBB davalarına bakıştan adalete inanca, iktisattan seçim aritmetiğine kadar pek çok kritik başlıkta iktidar partisi için alarm zillerinin çaldığını gösteriyor.
HALKIN GÖRÜŞÜ: “DAVALAR SİYASİ”
Türkiye, 2026 yılının bahar aylarını siyasi davalar ve ekonomik darboğazın gölgesinde geçirirken, kamuoyu araştırmalarından çarpıcı sonuçlar gelmeye devam ediyor. Son bir ayın bilgileri, toplumun adalete olan inancının sarsıldığını ve davaların “siyasi” olduğu algısının güçlendiğini ortaya koyuyor.
İBB DAVALARINI “HUKUKİ” GÖRENLER AZALIYOR
Anket sonuçlarına nazaran, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davalarına yönelik toplumun bakış açısı netleşiyor. Mart 2026’dan Nisan 2026’ya geçen bir aylık süreçte, davanın “siyasi” olduğunu düşünenlerin oranı %55,2’den %57,7’ye yükseldi. Davayı “hukuki” görenlerin oranı ise gerileyerek %30,1 bandına düştü.
Daha çarpıcı olan ise davaların münasebetine dair toplumsal algı. İştirakçilerin %55,7’si bu davaların temel emelinin Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını engellemek olduğunu savunuyor.

YARGIYA GÜVENMEYENLER ARTIYOR
Sistem tartışmalarının odağındaki “adalet” başlığında ise durum daha karamsar. 19 Mart tutuklamalarının üzerinden geçen bir yıllık dönemde, yargıya güvenmeyenlerin oranı dramatik bir artış gösterdi. Nisan 2025’te %62,4 olan “güvenmiyorum” oranı, Nisan 2026 prestijiyle %71,6’ya ulaştı.
“EKONOMİ ARTIK BEKA SORUNU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış siyaset ve diplomasi alanındaki (özellikle İran politikası) atakları halktan takdir toplasa da, bu muvaffakiyet iç siyasetteki erimeyi durdurmaya yetmiyor. “Türkiye’nin en büyük sorunu ekonomidir” diyenlerin oranı yalnızca bir ayda %40’tan %52’ye fırladı.
“Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna verilen cevaplarda AKP ve CHP ortasındaki kilitlenme sürüyor. Mevcut tablo, Türkiye’de bugün prestijiyle tek başına iktidar çıkarabilecek bir partinin bulunmadığını kanıtlıyor.



